Hz. Yûsuf (a.s.)
Kıssaların en güzeli: kuyudan zindana, zindandan hazine yönetimine.
Kuyudan Saraya
Küçük Yûsuf bir gece rüya gördü: on bir yıldız, güneş ve ay ona secde ediyordu. Babası Yâkub rüyayı dinledi ve onu uyardı: "Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma; sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır." Yâkub, Yûsuf'un büyük bir insan olacağını anlamıştı; ama kıskançlığın da ne yapabileceğini biliyordu.
- ▸ Kur'an-ı Kerim — Yûsuf 12:3-6
Kardeşleri, babalarının Yûsuf'u çok sevmesini kıskandılar. Onu gezmeye götürme bahanesiyle alıp bir kuyuya bıraktılar. Akşam ağlayarak döndüler: "Yûsuf'u kurt yedi!" dediler ve gömleğine yalancı bir kan sürdüler. Yâkub gömleğin yırtılmamış olduğunu gördü ve yalanı anladı. "Bana düşen güzel bir sabırdır" dedi; "Yardım yalnız Allah'tan istenir." Yûsuf'u ise bir kervan kuyudan çıkardı ve Mısır'da köle diye sattı.
- ▸ Kur'an-ı Kerim — Yûsuf 12:8-20
- taş kuyu bileziğinin iç çemberi
- yukarıdaki gök dairesi
- sarkan kova ipi
- ağızda bırakılmış gömlek
- insan figürü
- insan yüzü
- insan silüeti
- peygamber tasviri
- melek tasviri
- canlı hayvan tasviri
- okunabilir yazı, harf veya hat
- haç, yıldız vb. dinî semboller
Kuyunun dibinden bile gökyüzü görünür: umut hiç bitmez.
Yûsuf, Mısır'ın ileri gelenlerinden birinin (Azîz'in) evinde büyüdü; dürüst ve güzel ahlâklı bir genç oldu. Evin hanımı ona kötülük teklif etti. Yûsuf'un cevabı kesindi: "Allah'a sığınırım!" Kaçarken gömleği arkadan yırtıldı; bu da onun suçsuz olduğunun delili oldu. Yine de iftiraya uğradı. Yûsuf şöyle dua etti: "Rabbim! Zindan, bana bunların çağırdığı şeyden daha sevimlidir." Suçsuz olduğu hâlde zindana atıldı; ama şerefiyle.
- ▸ Kur'an-ı Kerim — Yûsuf 12:23-35
Zindanda iki genç, Yûsuf'a rüyalarını sordu; çünkü onun iyi biri olduğunu görmüşlerdi. Yûsuf önce onlara en önemli dersi verdi: "Ayrı ayrı birçok rab mı hayırlıdır, yoksa bir ve her şeye hâkim olan Allah mı? Hüküm yalnız Allah'ındır; O, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi emretti." Sonra rüyalarını doğru şekilde yorumladı. Kurtulan gençten kendisini krala hatırlatmasını istedi; ama genç unuttu ve Yûsuf yıllarca zindanda kaldı. O yine sabretti.
- ▸ Kur'an-ı Kerim — Yûsuf 12:36-42
- mazgaldan düşen ışık dilimi
- duvardaki çentik sıraları
- iki su testisi
- yıpranmış hasır
- insan figürü
- insan yüzü
- insan silüeti
- peygamber tasviri
- melek tasviri
- canlı hayvan tasviri
- okunabilir yazı, harf veya hat
- haç, yıldız vb. dinî semboller
- okunabilir rakam veya harf (yalnız soyut çentik)
Zindanda bile Yûsuf, insanlara iyiliği ve Allah'ı anlattı.
Bir gün kral, yedi cılız ineğin yedi semiz ineği yediği bir rüya gördü; kimse yorumlayamadı. Zindandaki genç, Yûsuf'u hatırladı. Yûsuf rüyayı yorumladı: yedi bolluk yılı gelecek, ardından yedi kıtlık yılı. "Bolluk yıllarında ektiğinizi başağında saklayın" dedi. Kral onu çağırınca Yûsuf önce suçsuzluğunun açıklanmasını istedi; iftiracı kadınlar da gerçeği itiraf etti. Sonra Yûsuf, "Beni ülkenin hazinelerinin başına getir; çünkü ben iyi korurum ve iyi bilirim" dedi. Böylece kıtlık yıllarında Mısır'ı ve çevresini o yönetti.
- ▸ Kur'an-ı Kerim — Yûsuf 12:43-57
- taş silo cepheleri
- mühürlü tahıl küpleri
- büyük el kantarı
- başağında istiflenmiş demetler
- insan figürü
- insan yüzü
- insan silüeti
- peygamber tasviri
- melek tasviri
- canlı hayvan tasviri
- okunabilir yazı, harf veya hat
- haç, yıldız vb. dinî semboller
Bolluk yıllarının buğdayı, kıtlık yılları için saklandı.
Kıtlıkta kardeşleri Mısır'a buğday almaya geldi; Yûsuf onları tanıdı ama kendini tanıtmadı. Sonunda "Ben Yûsuf'um, bu da kardeşim!" dedi. Kardeşleri utandı: "Allah seni bize üstün kıldı; biz hata ettik" dediler. Yûsuf'un cevabı bir bayram gibiydi: "Bugün size kınama yok; Allah sizi bağışlasın." Gömleğini babasına gönderdi; Yâkub'un gözleri sevinçten yeniden görmeye başladı. Ailecek Mısır'a geldiler ve hepsi Yûsuf'un önünde saygıyla eğildi. Küçükken gördüğü rüya gerçekleşmişti. Yûsuf şöyle dua etti: "Rabbim! Beni müslüman olarak vefat ettir ve salihlere kat."
- ▸ Kur'an-ı Kerim — Yûsuf 12:88-101
- ▸ Sahih-i Buhari — Sahîh-i Buhârî 3382 (sahîh)
- altın sarısı buğday yığınları
- açık ahşap ambar kapıları
- dengede boş terazi
- zemine saçılmış başaklar
- insan figürü
- insan yüzü
- insan silüeti
- peygamber tasviri
- melek tasviri
- şeytan tasviri
- canlı hayvan tasviri
- okunabilir yazı, harf veya hat
- haç, yıldız vb. dinî semboller
Yûsuf hem ülkeyi doyurdu hem kardeşlerini affetti.
- Sabr-ı cemîl
- Şikâyet etmeden, güzelce sabretmek.
- İffet
- Kötülükten titizlikle uzak durmak.
- Tabir
- Rüyayı yorumlamak.
- Af
- Gücün yettiği hâlde bağışlamak.
TefekkürÜç ders: 1) Kıskançlık aileyi bile yaralar; kalbimizi ondan koruruz. 2) Zor günler, doğru insanları daha da güzelleştirir. 3) Gücümüz yettiğinde affetmek, en büyük zaferdir.