Vefat: Refîk-i A'lâ
Son günler, mihraba geçirilen Ebû Bekir, sarsılan ümmet — ve Uhud'da inen âyetin ikinci hayatı.
En Yüce Dost'a
Veda Haccı'ndan yaklaşık üç ay sonra Peygamberimiz ﷺ hastalandı; ateşi çok yüksekti. Namaza çıkamayacak hâle gelince talimat verdi: "Ebû Bekir'e söyleyin, insanlara namazı kıldırsın." Hastalığı sırasında bile ümmetine son öğütlerini veriyordu: namaza dikkat edin, emanetleri koruyun, kadınlara iyi davranın. Bir gün kendini biraz iyi hissetti, perdeyi araladı ve ashâbının Ebû Bekir'in arkasında saf saf namaz kıldığını gördü; yüzü sevinçle gülümsedi. Bıraktığı düzen işliyordu; gönlü rahattı.
- ▸ Sahih-i Buhari — Sahîh-i Buhârî 664 (Ebû Bekir'in imamete geçirilmesi) (sahîh)
- ▸ Sahih-i Buhari — Sahîh-i Buhârî, vefat bahsi (son bakış ve Refîk-i A'lâ) (sahîh)
- aralanmış perdenin kıvrımı
- saf saf serili seccadeler
- hurma direkleri
- mihraba vuran sabah ışığı
- insan figürü
- insan yüzü
- insan silüeti
- peygamber tasviri
- melek tasviri
- canlı hayvan tasviri
- okunabilir yazı, harf veya hat
- haç, yıldız vb. dinî semboller
Son bakışında saf saf namaz gördü ve gülümsedi.
Vefat haberi yayılınca Medine sarsıldı. Koca yürekli Ömer bile acıya dayanamadı; kılıcını çekip "Kim 'Muhammed öldü' derse..." diye bağırmaya başladı. İşte o anda Ebû Bekir geldi; Peygamberimizin yüzünü açıp alnından öptü, "Hayatın da vefatın da güzel yâ Rasûlallah" dedi. Sonra insanların karşısına çıktı ve tarihe geçen konuşmayı yaptı: "Ey insanlar! Kim Muhammed'e tapıyorsa bilsin ki Muhammed vefat etmiştir. Kim Allah'a kulluk ediyorsa bilsin ki Allah diridir, asla ölmez." Sonra Uhud bölümünden hatırladığın o âyeti okudu: "Muhammed ancak bir rasûldür; ondan önce de rasûller gelip geçmiştir..." Ömer der ki: "O âyeti Ebû Bekir'den duyunca dizlerim çözüldü; sanki ilk kez o gün inmişti."
- ▸ Sahih-i Buhari — Sahîh-i Buhârî 3667-3668 (Ebû Bekir'in hutbesi ve 3:144) (sahîh)
- ▸ Kur'an-ı Kerim — Âl-i İmrân 3:144
Peygamberimiz ﷺ arkasında ne bıraktı dersin? Saraylar mı, hazineler mi? Hayır. Vefat ettiğinde zırhı, borcu karşılığında rehindeydi. "Biz peygamberler miras olarak mal bırakmayız; bıraktığımız sadakadır" buyurmuştu. Onun mirası başkaydı: Allah'ın Kitabı, tertemiz örnek hayatı (sünneti), Kur'an'la yetişmiş bir nesil ve adaletle kurulmuş bir toplum. Yirmi üç yılda, putlarla dolu bir çölden, dünyaya adalet öğretecek bir medeniyetin çekirdeğini çıkarmıştı. Peygamberlerin sonuncusuydu; ama onun getirdiği ışık, kıyamete kadar yol göstermeye devam edecek. Salât ve selâm onun üzerine olsun.
- ▸ Sahih-i Buhari — Sahîh-i Buhârî 2739 (rehindeki zırh) ve 3093 ("miras bırakmayız") (sahîh)
- ▸ İbn Hişam Siyeri — es-Sîretü'n-Nebeviyye, vefat ve Sakîfe bahsi
- Refîk-i A'lâ
- "En Yüce Dost"; son sözü.
- İmam
- Namazı kıldıran önder.
- Sünnet
- Peygamberimizin örnek yaşayışı.
- Hâtemü'l-enbiyâ
- Peygamberlerin sonuncusu.
TefekkürÜç ders: 1) En büyük insanlar bile fânîdir; bâkî olan yalnız Allah'tır. 2) Gerçek zenginlik bırakılan maldan değil, bırakılan güzel izlerden belli olur. 3) Peygamberimizin bize emaneti Kur'an ve güzel ahlâktır; onu yaşatmak bizim görevimizdir.