Hz. Şuayb (a.s.)
Pazarın peygamberi: hileli terazi, "mallarımız bizim" itirazı ve iktisadın imanla bağı.
Doğru Terazinin Peygamberi
Medyen halkı ticaretle uğraşan zengin bir kavimdi; ama iki büyük hastalıkları vardı: Alırken fazla alır, satarken eksik tartarlardı. Bir de yolları kesip insanları korkuturlardı. Allah onlara kardeşleri Şuayb'ı gönderdi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin; ölçüyü ve tartıyı tam yapın, insanların mallarının değerini düşürmeyin, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın!"
- ▸ Kur'an-ı Kerim — Hûd 11:84-85
- ▸ Kur'an-ı Kerim — el-A'râf 7:85-86
- dengesiz duran iki kefeli terazi
- kefe altına gizlenmiş ağırlık taşları
- ağzı bağlı çuvallar
- mühür damgaları
- insan figürü
- insan yüzü
- insan silüeti
- peygamber tasviri
- melek tasviri
- canlı hayvan tasviri
- okunabilir yazı, harf veya hat
- haç, yıldız vb. dinî semboller
Terazinin altına gizlenen taş, bereketi kaçırır.
Şuayb onlara güzel bir hesap öğretti: "Eğer inanıyorsanız, Allah'ın (helâlinden) bıraktığı kâr sizin için daha hayırlıdır." Yani az ama temiz kazanç, çok ama hileli kazançtan iyidir. Kavmin cevabı alaycıydı: "Ey Şuayb! Atalarımızın taptıklarını bırakmamızı ya da mallarımızda dilediğimizi yapmamamızı sana namazın mı emrediyor?" Onlara göre din ayrı, ticaret ayrıydı. Şuayb ise dinin, hayatın her yerinde olduğunu anlatıyordu.
- ▸ Kur'an-ı Kerim — Hûd 11:86-87
Şuayb'ın en güzel yanı, söylediklerini önce kendisinin yaşamasıydı: "Size yasakladığım şeyleri kendim yaparak size aykırı davranmak istemem" dedi. "Ben yalnızca gücümün yettiği kadar düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah'tandır." Kavmi onu tehdit etti: "Kabilen olmasaydı seni taşlardık!" Şuayb sordu: "Kabilem, sizin gözünüzde Allah'tan daha mı değerli?"
- ▸ Kur'an-ı Kerim — Hûd 11:88-92
- boş taş tezgâhlar
- devrilmiş boş kefeli terazi
- yaklaşan bulutun keskin gölge hattı
- kızıl-kurşuni ufuk
- insan figürü
- insan yüzü
- insan silüeti
- peygamber tasviri
- melek tasviri
- şeytan tasviri
- canlı hayvan tasviri
- okunabilir yazı, harf veya hat
- haç, yıldız vb. dinî semboller
Hile bitmeyince hesap günü geldi.
Sonunda azap geldi: korkunç bir ses ve sarsıntı Medyen'i yakaladı; sanki orada hiç yaşamamışlardı. Kur'an, Şuayb'ın kavmine "Eyke halkı" da der; onlar da benzer şekilde, gölge gününün azabıyla helâk oldu. Şuayb ve iman edenler kurtarıldı. Şuayb arkasını dönerken şöyle dedi: "Ey kavmim! Ben size Rabbimin gönderdiklerini ulaştırdım ve size öğüt verdim. İnkârcı bir topluma nasıl acıyayım?"
- ▸ Kur'an-ı Kerim — Hûd 11:94-95
- ▸ Kur'an-ı Kerim — eş-Şuarâ 26:189
- ▸ El-Bidaye ve'n-Nihaye — el-Bidâye ve'n-Nihâye, c.1, Hz. Şuayb bahsi
- alçalan yoğun bulut kütlesi
- altındaki koyu gölge alanı
- kavrulmuş damlar ve avlular
- yarım bırakılmış çuval ve kaplar
- insan figürü
- insan yüzü
- insan silüeti
- peygamber tasviri
- melek tasviri
- canlı hayvan tasviri
- okunabilir yazı, harf veya hat
- haç, yıldız vb. dinî semboller
Serinlik sandıkları gölge, azabın gölgesiydi.
- Ölçü ve tartı
- Alışverişte hakkı tam vermek.
- Bakiyye
- Helâlinden geriye kalan temiz kazanç.
- Eyke
- Şuayb'ın uyardığı ağaçlık bölge halkı.
- Islah
- Bozulanı düzeltmeye çalışmak.
TefekkürÜç ders: 1) Az ama helâl kazanç, çok ama hileli kazançtan iyidir. 2) Önce kendimiz doğru olmalıyız ki sözümüz dinlensin. 3) Din yalnız ibadette değil, alışverişte de yaşanır.