Hz. Mûsâ ve Hz. Hârûn (a.s.)
Firavun'un devlet terörüne karşı iki kardeş: sandık, asâ, deniz ve buzağı fitnesi.
Denizi Yaran Asâ
Mısır'da Firavun adında zalim bir kral vardı. Halkı bölmüş, İsrâiloğullarını ezmiş, hatta yeni doğan erkek bebeklerin öldürülmesini emretmişti. Mûsâ işte böyle bir zamanda doğdu. Allah, annesinin kalbine ilham etti: "Onu emzir; başına bir şey gelmesinden korkarsan onu nehre bırak. Korkma ve üzülme; Biz onu sana geri döndüreceğiz ve onu peygamberlerden yapacağız." Anne, bebeğini bir sandığa koyup Nil'e bıraktı. Sandık, Firavun'un sarayına ulaştı! Firavun'un hanımı, "Bu, benim ve senin için göz aydınlığı; onu öldürmeyin" dedi. Böylece Mûsâ, kendisini yok etmek isteyen sarayın içinde büyüdü. Allah dilerse, düşmanın kalesi bile emanetin beşiği olur.
- ▸ Kur'an-ı Kerim — el-Kasas 28:3-13
- kapalı ahşap sandık
- yarılan sazlıklar
- akıntının su izi
- uzaktaki taş rıhtım basamakları
- insan figürü
- insan yüzü
- insan silüeti
- peygamber tasviri
- melek tasviri
- canlı hayvan tasviri
- okunabilir yazı, harf veya hat
- haç, yıldız vb. dinî semboller
Küçük sandık, Allah'ın korumasında yüzüyordu.
Mûsâ büyüyüp güçlenince şehirde bir kavgaya rastladı: kendi halkından biri, bir Mısırlıyla dövüşüyordu. Yardım isteyene destek olmak için Mısırlıya bir yumruk vurdu; adam istemeden öldü. Mûsâ çok pişman oldu: "Bu, şeytanın işindendir" dedi ve "Rabbim! Ben kendime zulmettim, beni bağışla" diye dua etti; Allah onu bağışladı. Yakalanacağını öğrenince Medyen'e gitti. Orada bir kuyu başında, hayvanlarını sulayamayan iki hanıma yardım etti. Onların yaşlı babası Mûsâ'yı işe aldı; kızlardan biri şöyle demişti: "Babacığım, onu ücretle tut; çünkü ücretle tuttuklarının en hayırlısı, güçlü ve güvenilir olandır." Mûsâ yıllarca orada dürüstçe çalıştı ve evlendi.
- ▸ Kur'an-ı Kerim — el-Kasas 28:15-28
Mûsâ, ailesiyle yolculuk ederken Tûr dağı tarafında bir ateş gördü. Yaklaşınca kutsal vadide bir ses duydu: "Ben senin Rabbinim; ayakkabılarını çıkar. Ben Allah'ım; Benden başka ilah yoktur. Bana kulluk et ve Beni anmak için namaz kıl." Allah ona iki mucize verdi: asâsı kocaman bir yılan oluyor, elini koynuna sokup çıkarınca eli ışıl ışıl parlıyordu. Görev büyüktü: Firavun'a gitmek. Mûsâ şöyle dua etti: "Rabbim! Göğsüme genişlik ver, işimi kolaylaştır, dilimdeki düğümü çöz ki sözümü anlasınlar. Ailemden kardeşim Hârûn'u bana yardımcı yap; onunla gücümü pekiştir." Allah hepsini kabul etti ve ikisine şöyle buyurdu: "Firavun'a gidin; ona yumuşak söz söyleyin. Belki düşünüp öğüt alır."
- ▸ Kur'an-ı Kerim — Tâhâ 20:9-36
- ▸ Kur'an-ı Kerim — Tâhâ 20:42-44
- içi ışık dolu yeşil çalı
- yakılmayan dallar
- yan yana çıkarılmış bir çift ayakkabı
- vadinin karanlık kayalıkları
- insan figürü
- insan yüzü
- insan silüeti
- peygamber tasviri
- melek tasviri
- canlı hayvan tasviri
- okunabilir yazı, harf veya hat
- haç, yıldız vb. dinî semboller
Ateş sandığı şey nurdu; Mûsâ, Rabbinin sesini duydu.
Mûsâ ile Hârûn, Firavun'a gidip onu tek Allah'a inanmaya ve İsrâiloğullarını serbest bırakmaya çağırdı. Firavun kibirliydi; halkına "Ben sizin en yüce rabbinizim!" diyordu. Mûsâ'yı büyücülükle suçladı ve ülkenin bütün sihirbazlarını topladı. Büyük gösteri günü sihirbazlar iplerini ve değneklerini attılar; bunlar yılan gibi göründü. Mûsâ asâsını atınca asâ, onların bütün oyunlarını yuttu. Sihirbazlar gerçeği hemen anladı; çünkü bunun sihir olmadığını en iyi onlar bilirdi. Hep birlikte secdeye kapandılar: "Âlemlerin Rabbine, Mûsâ ile Hârûn'un Rabbine iman ettik!" Firavun onları ölümle tehdit etti. Cevapları yiğitçeydi: "Sen ancak bu dünya hayatında hükmedebilirsin. Biz Rabbimize döneceğiz."
- ▸ Kur'an-ı Kerim — el-Kasas 28:38
- ▸ Kur'an-ı Kerim — en-Nâziât 79:24
- ▸ Kur'an-ı Kerim — Tâhâ 20:56-73
- ▸ Kur'an-ı Kerim — eş-Şuarâ 26:41-51
- karanlık durgun su hattı
- kumdaki rüzgâr çizgileri
- ufukta iki ayrı meşale ışıltısı
- yüksek koyu gökyüzü
- insan figürü
- insan yüzü
- insan silüeti
- peygamber tasviri
- melek tasviri
- şeytan tasviri
- canlı hayvan tasviri
- okunabilir yazı, harf veya hat
- haç, yıldız vb. dinî semboller
Arkada ordu, önde deniz; Mûsâ "Rabbim benimledir" dedi.
Firavun zulmü artırınca Allah, Mûsâ'ya İsrâiloğullarını geceleyin Mısır'dan çıkarmasını emretti. Firavun, ordusuyla peşlerine düştü. Deniz kıyısına gelince halk korktu: "Yakalandık!" Mûsâ'nın imanı sarsılmadı: "Hayır! Rabbim benimledir; bana yol gösterecek." Allah buyurdu: "Asânla denize vur!" Deniz ikiye yarıldı; her parçası koca bir dağ gibiydi. Müminler kuru yoldan geçti. Firavun ordusuyla arkalarından girince deniz üzerlerine kapandı. Firavun tam boğulurken "İman ettim!" dedi; ama artık çok geçti. Allah şöyle buyurdu: "Bugün senin cesedini kurtaracağız ki senden sonrakilere ibret olasın."
- ▸ Kur'an-ı Kerim — eş-Şuarâ 26:60-66
- ▸ Kur'an-ı Kerim — Yûnus 10:90-92
- iki yanda dev su duvarları
- ıslak çakıllı kuru zemin
- kalabalık ayak izi hatları
- koridor ucundaki ışık
- insan figürü
- insan yüzü
- insan silüeti
- peygamber tasviri
- melek tasviri
- canlı hayvan tasviri
- okunabilir yazı, harf veya hat
- haç, yıldız vb. dinî semboller
Deniz ikiye ayrıldı; ortasından kupkuru bir yol geçti.
Peygamberimiz ﷺ Medine'ye gelince, oradaki Yahudilerin âşûrâ günü (Muharrem'in onuncu günü) oruç tuttuğunu gördü. Sebebini sorunca, "Bu, Allah'ın Mûsâ'yı ve kavmini kurtardığı, Firavun'u boğduğu gündür; Mûsâ şükür için oruç tutmuştu" dediler. Peygamberimiz ﷺ, "Biz Mûsâ'ya sizden daha yakınız" buyurdu, o gün oruç tuttu ve tutulmasını tavsiye etti. Kurtuluş günlerini şükürle anmak, peygamberlerin yoludur.
- ▸ Sahih-i Buhari — Sahîh-i Buhârî 2004 (âşûrâ; İbn Abbâs'tan) (sahîh)
- ▸ Kur'an-ı Kerim — Tâhâ 20:85-98
- düz kaya sekisi
- dağ belindeki bulut kuşağı
- sönmüş eritme ocağı
- denize uzanan savrulmuş toz izleri
- insan figürü
- insan yüzü
- insan silüeti
- peygamber tasviri
- melek tasviri
- canlı hayvan tasviri
- okunabilir yazı, harf veya hat
- haç, yıldız vb. dinî semboller
- buzağı heykelinin kendisi
- levhalar üzerinde yazı
Altın buzağı yakılıp savruldu; çünkü ilah, yalnız Allah'tır.
- Vezir
- Bir liderin en yakın yardımcısı.
- Kavl-i leyyin
- Yumuşak, tatlı söz.
- Âşûrâ
- Muharrem'in onuncu günü; Mûsâ'nın kurtuluş günü.
- Sâmirî
- Altın buzağıyı yapıp halkı kandıran kişi.
TefekkürÜç ders: 1) Zalim ne kadar güçlü olursa olsun, Allah'ın planı üstündür. 2) Doğruyu anlatırken bile önce tatlı dil kullanılır. 3) İyi bir iş için güçlü VE güvenilir olmak gerekir; biri tek başına yetmez.