Hz. İbrâhîm (a.s.)
Tek başına bir ümmet: delil arayışı, kırılan putlar, serin ateş ve Halîlullah.
Ateşin Yakamadığı Peygamber
İbrâhîm, putlara tapan bir toplumda doğdu; babası Âzer bile put yapardı. İbrâhîm gökyüzüne baktı ve düşündü. Gece bir yıldız gördü: "Rabbim bu mu?" dedi. Yıldız batınca, "Ben batanları sevmem" dedi. Ay doğdu, o da battı. Güneş doğdu; en parlağıydı ama akşam o da battı. O zaman İbrâhîm şöyle dedi: "Ben yüzümü, gökleri ve yeri yaratan Allah'a çevirdim. Ben, O'na ortak koşanlardan değilim." Kaybolup giden şeyler ilah olamazdı.
- ▸ Kur'an-ı Kerim — el-En'âm 6:74-79
- batış çizgisi bırakan yıldız
- ufka değen hilal
- alçalan güneş diski
- atölyenin kapalı ahşap kapısı
- insan figürü
- insan yüzü
- insan silüeti
- peygamber tasviri
- melek tasviri
- canlı hayvan tasviri
- okunabilir yazı, harf veya hat
- haç, yıldız vb. dinî semboller
Yıldız battı, ay battı, güneş battı. Batmayan yalnız Allah'tı.
İbrâhîm önce babasına gitti. Çok nazik konuştu: "Babacığım! Duymayan, görmeyen, sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?" Babası kızdı: "İlahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Vazgeçmezsen seni taşlarım; uzun süre gözüme görünme!" İbrâhîm yine kaba konuşmadı: "Selâm sana" dedi, "Senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim." Büyüklere saygı, yanlışlarına ortak olmayı gerektirmez.
- ▸ Kur'an-ı Kerim — Meryem 19:41-48
- ▸ Kur'an-ı Kerim — et-Tevbe 9:114
Bir bayram günü herkes şehir dışına çıkmıştı. İbrâhîm puthaneye girdi ve putları kırdı; yalnız en büyüğünü bıraktı, baltayı da onun boynuna astı. Dönenler sordular: "İlahlarımıza bunu kim yaptı?" İbrâhîm, "Belki şu büyükleri yapmıştır; konuşabiliyorlarsa kendilerine sorun!" dedi. Bir an düşündüler ve içlerinden "Asıl haksız olan biziz" dediler. Ama sonra yine inatlarına döndüler: "Sen de bilirsin ki bunlar konuşmaz!" İbrâhîm, "Öyleyse Allah'ı bırakıp size hiçbir fayda ve zarar veremeyen şeylere mi tapıyorsunuz?" dedi.
- ▸ Kur'an-ı Kerim — el-Enbiyâ 21:57-67
- ▸ Kur'an-ı Kerim — es-Sâffât 37:88-93
- ▸ Sahih-i Buhari — Sahîh-i Buhârî 3358 (sahîh)
- parçalanmış figürsüz stel enkazı
- ayakta tek büyük stel
- stelin boynuna asılı balta
- devrik adak kapları
- insan figürü
- insan yüzü
- insan silüeti
- peygamber tasviri
- melek tasviri
- canlı hayvan tasviri
- okunabilir yazı, harf veya hat
- haç, yıldız vb. dinî semboller
- insan veya hayvan biçimli put
- yüz hatlı yüzey
Balta, konuşamayan büyük putun boynunda asılıydı. Soru ortadaydı.
Kavmi delille yenilince güce başvurdu: "Yakın onu, ilahlarınıza yardım edin!" dediler. Kocaman bir ateş yaktılar ve İbrâhîm'i içine attılar. O an Allah ateşe emretti: "Ey ateş! İbrâhîm'e serin ve selâmetli ol!" Ateş onu yakmadı. İbrâhîm ateşe atılırken "Hasbünallâhu ve ni'me'l-vekîl — Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" demişti. Tuzak kuranlar, kendileri kaybetti.
- ▸ Kur'an-ı Kerim — el-Enbiyâ 21:68-70
- ▸ Sahih-i Buhari — Sahîh-i Buhârî 4563 (İbn Abbâs'tan) (sahîh)
- dışta kükreyen alev duvarı
- içte yeşil serin ada
- çiğ damlalı yapraklar
- yükselen kıvılcım ve dumanın adaya değmeyişi
- insan figürü
- insan yüzü
- insan silüeti
- peygamber tasviri
- melek tasviri
- canlı hayvan tasviri
- okunabilir yazı, harf veya hat
- haç, yıldız vb. dinî semboller
Ateşin ortası, Allah'ın emriyle serin bir bahçe oldu.
İbrâhîm bir de kendini kral sanan biriyle konuştu. Adam, "Ben de yaşatır ve öldürürüm" diye böbürlendi. İbrâhîm, "Allah güneşi doğudan getiriyor; haydi sen de batıdan getir!" dedi. Adamın söyleyecek sözü kalmadı. Sonra İbrâhîm, inananlarla birlikte yurdundan ayrıldı: "Ben Rabbime hicret ediyorum" dedi. Allah onu bereketli topraklara ulaştırdı.
- ▸ Kur'an-ı Kerim — el-Bakara 2:258
- ▸ Kur'an-ı Kerim — el-Enbiyâ 21:71
- ▸ Kur'an-ı Kerim — es-Sâffât 37:99
- üst üste iki kesme taş
- gerili ip ve ahşap kazıklar
- taş yüzeyinin sade dokusu
- ufukta kurak vadi ve tepeler
- insan figürü
- insan yüzü
- insan silüeti
- peygamber tasviri
- melek tasviri
- şeytan tasviri
- canlı hayvan tasviri
- okunabilir yazı, harf veya hat
- haç, yıldız vb. dinî semboller
İbrâhîm'e büyük görev verildi: insanlara önder olmak.
Allah, İbrâhîm'i zorlu imtihanlardan geçirdi; o hepsini eksiksiz tamamladı. Allah da ona, "Seni insanlara önder (imam) yapacağım" buyurdu. İbrâhîm, "Soyumdan da önderler yap" deyince Allah, "Ahdim zalimlere ulaşmaz" buyurdu. Önderlik, haksızlık yapmayanların hakkıdır. Allah İbrâhîm'i kendine dost edindi; bu yüzden ona "Halîlullah" denir.
- ▸ Kur'an-ı Kerim — el-Bakara 2:124
- ▸ Kur'an-ı Kerim — en-Nahl 16:120-123
- ▸ Kur'an-ı Kerim — en-Nisâ 4:125
- Hanîf
- Yalnız Allah'a yönelen, batıla sırt çeviren.
- Halîl
- Çok yakın dost; İbrâhîm "Halîlullah"tır.
- İmam
- İnsanlara doğru yolda önderlik eden.
- Hicret
- Allah için yurdundan ayrılmak.
TefekkürÜç ders: 1) İnancımızı taklitle değil, düşünerek ve delille sağlamlaştırırız. 2) Doğruyu savunurken bile nazik oluruz; İbrâhîm babasına hep "babacığım" dedi. 3) Kalabalık ya da güçlü olmak haklı olmak değildir; bir kişi bile hakla ümmet olabilir.