Hendek: Şûrâ ile Savunma
On bin kişilik kuşatmaya karşı bir Fars fikri, kolektif emek ve rüzgârla gelen zafer.
Şehri Kurtaran Fikir
Hicretin beşinci yılında düşmanlar birleşti: Kureyş, çevre kabileler ve diğerleri — on bin kişilik dev bir ordu Medine'ye yürüdü. Buna "Ahzâb" (birleşik gruplar) ordusu denir. Peygamberimiz ﷺ yine ashâbıyla istişare etti. İranlı sahâbî Selmân-ı Fârisî söz aldı: "Yâ Rasûlallah! Biz Fars ülkesinde, kuşatılınca şehrin açık tarafına hendek (derin ve geniş çukur) kazardık." Araplar bu taktiği hiç bilmiyordu; ama fikir güzeldi ve hemen kabul edildi. Yabancı bir ülkenin bilgisi olması hiç sorun olmadı: Doğru bilgi, kimden gelirse gelsin baş tacıdır.
- ▸ İbn Hişam Siyeri — es-Sîretü'n-Nebeviyye, Hendek istişaresi ve kazı bahsi
- ▸ Sahih-i Buhari — Sahîh-i Buhârî 4101 (kazıda açlık ve çalışma) (sahîh)
- uzayan derin hendek hattı
- kazma-kürek ve toprak sepetleri
- karşı yakada ufku kaplayan çadır lekeleri
- soğuk gökyüzü
- insan figürü
- insan yüzü
- insan silüeti
- peygamber tasviri
- melek tasviri
- canlı hayvan tasviri
- okunabilir yazı, harf veya hat
- haç, yıldız vb. dinî semboller
Kazma kürek elde, şehir el birliğiyle korundu.
Kuşatma günleri çok zordu: soğuk, açlık ve korku. Kur'an o ânı anlatır: "Gözler kaymış, yürekler gırtlaklara dayanmıştı." İşte o anda iki farklı ses duyuldu. Münafıklar (içten inanmayanlar) şöyle diyordu: "Allah ve Rasûlü bize boş vaadlerde bulunmuş!" Gerçek müminler ise orduyu görünce şöyle dedi: "İşte bu, Allah'ın ve Rasûlü'nün bize vaad ettiği (imtihan)dır; Allah ve Rasûlü doğru söylemiştir." Aynı zorluk, iki kalpte iki ayrı cümle üretti. Zorluk, insanın içindekini ortaya çıkarır.
- ▸ Kur'an-ı Kerim — el-Ahzâb 33:10-12
- ▸ Kur'an-ı Kerim — el-Ahzâb 33:22-23
Hendek işe yaradı: koca ordu, çukuru bir türlü aşamadı; günlerce karşıda bekledi. Bu arada Nuaym adlı yeni Müslüman olmuş biri geldi: "Yâ Rasûlallah! Kavmim benim Müslüman olduğumu bilmiyor; bana bir görev ver." Ona düşman grupların arasına güvensizlik tohumları ekme görevi verildi; Nuaym ustaca konuşarak müttefikleri birbirine düşürdü. Sonra Allah son darbeyi indirdi: dondurucu bir fırtına düşman çadırlarını söktü, kazanlarını devirdi, ateşlerini söndürdü. Kur'an der ki: "Üzerlerine bir rüzgâr ve göremediğiniz ordular gönderdik." Koca ordu, tek savaş kazanamadan dağılıp gitti.
- ▸ Kur'an-ı Kerim — el-Ahzâb 33:9, 33:25
- ▸ Sahih-i Buhari — Sahîh-i Buhârî 4110 ("Artık biz onlara sefer ederiz") (sahîh)
- ▸ İbn Hişam Siyeri — es-Sîretü'n-Nebeviyye, Nuaym b. Mes'ûd'un harekâtı bahsi
- savrulmuş çadır bezleri
- devrik dev kazanlar
- sönmüş ateş çukurları
- uzaklaşan karışık izler
- insan figürü
- insan yüzü
- insan silüeti
- peygamber tasviri
- melek tasviri
- canlı hayvan tasviri
- okunabilir yazı, harf veya hat
- haç, yıldız vb. dinî semboller
Sabah olduğunda koca ordudan geriye devrik kazanlar kalmıştı.
- Ahzâb
- Birleşen düşman grupları.
- Hendek
- Şehri koruyan derin çukur.
- Münafık
- İçten inanmadığı hâlde inanmış görünen.
- Sabâ rüzgârı
- Düşmanı dağıtan fırtına.
TefekkürÜç ders: 1) Güzel fikir hangi ülkeden gelirse gelsin alınır. 2) Zor günler, kimin gerçekten inandığını gösterir. 3) Elimizden geleni yaptıktan sonra yardım Allah'tandır.